Spot ışığının aydınlattığı kirli gerçekler

Vizyondaki Oscar adaylarından Spotlight beyazperdeye aktarılan en sarsıcı gerçek hikâyelerden biri. Film toplumsal olarak bizi de çok yakından ilgilendiren ‘gizlilik kültürü’ temelli bir medya-hukuk-etik savaşını konu alıyor. Tüyler ürpertici sistem deşifrasyonunun özeti şu ki, “Herkes biliyordu, ama kimse bir şey yapmadı”…

HERKES BİLİYORDU AMA KİMSE BİR ŞEY YAPMADI!…

Yönetmen Tom McCarthy araştırmacı gazeteciliğin bir ders gibi işlendiği film boyunca, parçası olmak isteyeceğimiz bir ekibe dahil ediyor bizleri. Birbirinin ayağına basmadan hedefe kilitlenip sonuca giden iyi insanlar, iyi gazetecilerdir kahramanlarımız.

Amerika’nın Boston kentinin saygın yerel gazetesi Boston Globe’un özel haber birimi olan Spotlight’ın odağında gelişmektedir olaylar.

00_spotlight_05

Şehir dışından gazeteye gelen yeni yayın direktörünün bu ekibe verdiği ilk görev dosyası ise gerçek bir belâ… Yıllar yılıdır her gündeme geldiğinde bir şekilde halının altına süprülen kirli bir konu: Bölgedeki rahiplerin ve kilise üyelerinin küçük yaştaki çocuklara yönelik cinsel istismarı.

Öyle bir belâdır ki bu, o zamana kadar basına yansıyan fakat her seferinde örtbas edilen skandallar, buz dağının sadece görünen kısmıdır. İstatistiki bulgulara göre tüm rahiplerin %6’sı çocuk tacizcisi ve demek oluyor ki 1500 rahibin görev yaptığı Boston’da bu sayı 90.

Peki bu nasıl olabilir? Eğer böyle ise tüm bu yaşananlar nasıl gizli kalabilir? Hayatta kalmayı başarmışsa da ağır yara almış durumdaki bir kurbanın sözleri durumu şöyle açıklıyor:

– Fakir bir ailenin fakir bir çocuğu iseniz, inanç çok önemlidir.

– Bir rahip size ilgi gösterdiğinde bu çok önemlidir. Sizden bağışları toplamanızı ya da çöpleri dökmenizi isteyebilir ve bu size özel hissettirir. Sanki Tanrının yardım istemesi gibidir…

– Ve bir rahip size bunu yaptığında (cinsel istismar) inancınızı da çalar.

– Sonunda ya bir iğneye (uyuşturucu) ya bir şişeye (alkol) ihtiyaç duyarsınız. Bunlar da işe yaramazsa bir köprüden atlarsınız.

Filmin merkezindeki kilisenin yerine ülkemizde tecavüze sessiz kalınan bir okulu, bir din kurumunu, bir güvenlik birimini, istismardan haberdar edildiği halde kulak tıkayan, olayın üstünü örten amirleri, yetkili makamları, saygın tutum indirimleriyle tecavüzcüleri koruyan mahkemeleri, aile içi cinsel istismarları sessizliğe gömen hane halklarını, yıllarca süren sistematik tecavüzlere karşı çıt çıkarmayan bir köyü, bir kasabayı, bir mahalleyi koyabiliriz.

İzlerken içimize işleyen zorlu bir film bu nedenle Spotlight.

Kurbanlar daima çocuklar (kız-erkek) ve istismarcılar ise daima kurumsal ya da manevi iktidar/mevkii sahibi, güç temsili olan erkekler.

Saygı duyulan, kutsiyet atfedilen figürlerin ait oldukları kurumdan (inanç, eğitim, aile, adalet) aldıkları gücü kötüye kullanma eğiliminin sıradanlığı dehşet verici.

Gizli tutmaya yönelik yoğun baskılar ise sadece kiliseden gelmiyor, eş dost, aile, arkadaşlar ve tüm cemaat/cemiyet gizlilik baskısı yapıyor kurbanlara.

Filmin gözler önüne serdiği ikiyüzlü muhafazakâr mekanizma tam da bu işte.

Bir grup avukat bu istismar gizlemelerini kârlı bir işe çevirmişlerdir hattâ, aksi takdirde psikoposluğun onları barodan attırma tehdidinin tetiklediği canavarca bir çark.

Yine aynı nedenle vurgulanan şu ki, “Bu konunun bir yabancıya ihtiyacı var”. Oraya ait olmayan, duygusal prangaları olmayan birine. Şehir dışından gelen yayın direktörünün Yahudiliği, kurbanların savunmasını üstlenen kilit roldeki avukatın Ermeniliğinin vurgulanma sebebi de bu nitekim…

“İsimlerin değil sistemin peşindeyiz” diyor nihayetinde Spotlight. Sistemin yukarıdan aşağıya çürümüşlüğüne ve gönüllü işbirlikçilerine çeviriyor spot ışığını.

Filmi evrensel yapan da bu. Az gidilen yoldan giden, yasakları eşeleyerek hayatı aydınlatan bir film Spotlight. Ülkemizde can çekişmekte olan basın özgürlüğü, ifade özgürlüğü kavramlarına kalp masajı aynı zamanda.

En iyi film Oscarı adayları arasında olduğunu da hatırlatalım ki ben bir sürpriz bekliyorum Oscar gecesi bu filmden. Sinemanın böyle bir görevi yoksa da toplumu deşifre etme ve iyileştirme misyonu olan filmlere karşı özel zaafım var. Son olarak Howard Shore’un akılda kalıcı müziklerini filme çok yakıştırdığımı da belirtmek isterim. Filme notum 9/10.

Sevim Gözay (Şubat 2016) – Journo


KÜNYE

Orijinal adı: Spotlight
Yönetmen: Tom McCarthy
Oyuncular: Mark Ruffalo, Michael Keaton, Rachel McAdams, Brian d’Arcy James, Liev Schreiber, John Slattery, Jamey Sheridan, Stanley Tucci
Süre: 128 Dk.
Yapım: ABD, 2015

00_spotlight_07