‘Phantom Thread’ niçin bu kadar hipnotize edici?

Paylaş

9 Mart 2018’de başladığı vizyon yolculuğunu sürdüren Phantom Thread, 1950’ler Londra’sında geçen saplantılı bir moda ve tutku yapıtı. Paul Thomas Anderson’un yazıp yönettiği film aynı zamanda, dünyadaki tek 3 Oscarlı aktör Daniel Day-Lewis’in setlere veda filmi. Öykünün psikolojik tonu ile son derece uyumlu bir nokta açıkçası bu da.

Day-Lewis’in büyük bir başarı ve ciddiyetle ince ince can verdiği aşırı kontrolcü, mükemmeliyetçi ve karanlık cazibesiyle hipnotize edici bir etkiye sahip olan Reynolds Woodcock karakteri, kendi modaevinde kendi ekibiyle çalışan ve seçkin müşterileri için sanat eseri gibi elbiseler tasarlayıp diken ünlü bir modacı.

Oscar 2018 – En iyi kostüm tasarımı / Marc Bridges – Phantom Thread

Quartzy’deki bir makaleye göre; Amerikalı yönetmen Paul Thomas Anderson yataklık hasta olduğu bir dönem, partneri ve oyuncu Maya Rudolph’a tamamen bağımlı şekilde yaşamış. Gerçek bir moda dehası olan ünlü İspanyol tasarımcı Balenciaga’nın biyografisini okuyunca da bu konsepti moda dünyasına oturtmaya karar vermiş.

Dolayısıyla ilhamını gerçek bir kişiden alan ancak kurgusal dünyada bağımsız bir yaşam süren sofistike bir kahramanın hikayesi Phantom Thread.

Kontrolcü.

1957 doğumlu İngiliz aktör Daniel Day-Lewis, sinemadaki bu son rolüne hazırlanırken neler yapmamış ki?

Mükemmeliyetçi.

İlk olarak 1940’ların ve 1950’lerin defilelerini izlemiş.

Sonrasında Londra’daki Victoria ve Albert Müzesi’nin moda küratörüyle görüşmüş ve bir moda tasarımcısı gibi eskiz çizmeyi ve dikiş dikmeyi öğrenmiş.

Neredeyse bir yıl boyunca New York City Balesi’nin kostüm direktörü Marc Happel’in yanında çırak olarak görev yapmış.

Bir Balenciaga elbiseyi sıfırdan dikti!

Son olarak Balenciaga kalıplı bir elbiseyi sıfırdan, karısı ve film yapımcısı Rebecca Miller’ı model olarak kullanarak, tamamıyla kendi başına dikmiş. Filmdeki sahneleri, henüz ortada kameralar yokken, evde bire bir yaşamış bir nevi.

Saplantılı.

Eskiz dışında, öğrendiği tüm bu becerileri filmde sergilemiyor. Buna gerek yok çünkü. Ancak bu, Day-Lewis’in canlandırdığı karakterleri yaşama biçimi. Karakterlerini bütün ayrıntılarıyla somutlaştırma gayretine bir başka çarpıcı örnek, büyük Çek yazar Milan Kundera’nın ünlü romanından uyarlanan Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği filmine hazırlanırken Çekçe öğrenmiş olması. Film İngilizce olduğu halde…

İşine, sanatına böylesine tutkuyla sarılan bu özel aktörü dünya gözüyle sinemada uğurlamak için mükemmel bir davet Phantom Thread.

Yazan – Yöneten: Paul Thomas Anderson

Paylaş