Pasta nedir, ne işe yarar?

spring cake

Geçtiğimiz gün resmen travma yaşatan “Şehidi pasta yaptılar” haberini hatırlarsınız (unutulacak gibi değil). Habere konu olanların özür dilemek yerine, “Yemeyeceğiz ki, şov amaçlı” diye savundukları hadsizlik, çarpıklık, yanlışlık yeterince vurgulandı mı emin değilim.

Bunu nasıl yaptıklarını-yapabildiklerini ve savunabildiklerini akıl almıyor. Bu nasıl bir ruhsuzluk, nasıl bir sığlık, nasıl bir bağlamsızlık?

Pasta bir kutlama-sevinç-mutluluk sembolüdür ve direkt hazzın ve umudun ifadesidir. Düğünler, doğum günleri, yıldönümleri, başarılar ve başlangıçlar pastalarla taçlanır.

Pasta bir gösteri yıldızıdır.

Son yıllarda butik pastacılık sayesinde bu yıldızlık zirve yaptı. Pasta artık bir sanat. Sadece görüntüsüyle mest eden değil aynı zamanda tadılabilen, tadına varılabilen, tadı çıkarılabilen bir sanat.

Kültürüne, felsefesine durmadan küfredilen ‘modern dünya’nın en tatlı buluşlarından biri.

Gerek ticari gücü, gerekse leziz cazibesi sebebiyle her köşede pasta kursu açmak Batı’nın güzel yanlarını almak demek olmuyor-olamıyor. İşin asıl güzel yanı kutlama kültürünün ta kendisi iken kültürünü-anlamını-derinliğini esgeçip sadece pastasına göz dikince, o kurslardan çıkıp yapılan şey Kur’an, Kâbe ya da Şehit pastası oluveriyor! (Hepsini de yaptılar maalesef, Google’da var.)

Kutsala olan olağan saygının her türlü nezih geleneğini yıkan çok kırıcı ve yoz hareketler bunlar.

Son olaydaki mekanın askeri müze oluşu olayı daha da içinden çıkılması güç bir hâle savurdu. Çikolata-şekerleme-pasta festivalinin askeriye ile ne alakası var acaba? Her şey bu kadar uç şekilde absürt olmak zorunda mı?

Sonuç hiç kimseyi memnun etmeyecek kapakara bir komedi. Dahası kamuoyu vicdanını telâfisi imkansız derecede rencide edici.

Telafisi imkansız, çünkü bazı yanlışlar hiç yapılmamalı, bazı eşikler hiç geçilmemeli.

Kahramanların, kutsalların heykeli ve/veya anıtı yapılır, pastası değil.

Bu, onları ölümsüzleştirmenin, onları sonsuza dek var kılmanın ve onlara olan toplumsal borcun, minnetin ‘kalıcı’ bir ifadesidir.

Heykel sanatı aracılığıyla her alandaki kahramanlarını yüceltir ve hatıralarını sonsuz kılar insanlık. Hayatın ve yaşayan kültürün bir parçasına dönüştürür, anıtlaştırır onları.

Bu gibi bir temel bilgiden-görgüden yoksun çarpık icatlar sergilemek marifet değil, düpedüz küçük düşürücü ve aşağılayıcı.

Eğer ikna olmayan varsa şöyle soralım: Sevdiklerimizi ebediyete uğurlarken helva kavurup dağıtmak yerine figürlü pastasını yapıyor muyuz?

Hayır. Bu, en hafif deyişle hiç yakışık almaz. Çünkü pasta bir kutlama sembolüdür ve bunu herkes bilir.

Renkli şeker hamuruna şekil vererek her şey yapılabiliyor bugün. Sınırları belirleyen ise sadece ve sadece insani değerler. Bu değerlere sahipseniz sanatınızı konuşturursunuz. Değilseniz her şeyi elinize yüzünüze bulaştırır, berbat edersiniz.

Mesele böyleyken, kremayla sıvanan o büyük saygısızlığın ve üstüne mum dikercesine savunma abukluğunun kabul edilebilir hiçbir yanı yok.

Yapanlar da, izin verenler de eşit derecede kusurlu ve aymaz.

Sonuç:

Pasta nedir, ne işe yarar üzerine harika bir galeri var aşağıda. Baharın gelişini kutlayan pastaların güzelliğine bir bakın. Pasta budur ve bu işe yarar işte: Kutlamak! Güzellik, yaşama sevinci ve lezzet saçmak…

Sevim Gözay

28 Mart 2017