İnsanlık daha iyiye mi gidiyor?

2008’den bu yana her altı ayda bir yapılan Munk Münzaraları genel olarak jeopolitik, sosyal, ekonomik ve teknolojik meselelere yoğunlaşan bir dizi olduğu halde 2015 sonbaharında felsefeye kayan bir konu seçmiş: “Gelecek daha güzel günler mi getirecek?”

Bu başlık hem bizi istisnai konuşmacıların kıran kırana giriştiği bir tartışmaya davet ediyor hem de bir dünya vatandaşı ve yurttaş olarak en temel kaygılarımızın odağı olan gelecek üzerine çok boyutlu bir düşünme fırsatı veriyor.

Pozitif bilimler ile beşeri bilimler derbisi

Kanada’nın Toronto kentinde yapılan bu kafa açıcı münazaranın katılımcıları ise yazar-akademisyen Steven Pinker, gazeteci-yazar Matt Ridley, yazar-düşünür Alain de Botton ve New Yorker yazarlarından Malcolm Gladwell. Pinker ve Ridley, iyimser taraf olarak geleceğin daha güzel günler getireceğini savunuyor. Botton ve Gladwell ise muhalif taraf olarak tersini söylüyor. Her iki tarafın da izleyiciyi kendi savunduğu görüşler yönünde oy vermeye ikna etme hedefi ise bu mücadeleyi bir derbi rekabetine sürüklüyor.

kapak_gelecek daha guzel gunler mi getirecekÜç binden fazla biletli seyirci önünde gerçekleşen münazara Kanada’nın ulusal televizyon kanalında ve bir ABD kanalında canlı yayınlandığı gibi İnternet üzerinden de izleyiciye ulaşmış. Bir televizyoncu, bir yayıncı olarak nasıl imrendiğimi anlatamam. Kendi ulusal kanalımızda böyle yayınlardan ve çabalardan mahrum ve fresah fersah uzağız, ama gelin görün ki bu coşkulu münazara kitaplaşarak bizlere ulaştı bile. Ve şöyle söyliyim ki bir nefeste yutulacak bir kitap. “Gelecek Daha Güzel Günler mi Getirecek?” tartışmasının yapıldığı salona ışınlanıyor ve tarafları teker teker dinliyoruz bu kitapta. Tansiyonu ve adaletli şekilde işleyen zamanı içimizde hissederek çok başarılı bir organizasyona tanıklık ediyoruz her şeyden önce.

Entelektüel taşlamalarmunk_debates

Sahnede hiç kadın olmayışına da taş atan Gladwell, iyimser takımda yer alan Pinker ve Ridley’ye Bay ve Bayan Pollyannalar adını takıyor. Söz tekrar kendisine gelince bu yakıştırmanın altında kalmayan Ridley ise Botton ve Gladwell’i Bay ve Bayan Kassandra olarak niteliyor. Çevirenin notu vaziyeti açıklıyor: Yunan mitolojisinde bir kahraman olan Kassandra, gelecekte olacakları bilmesine rağmen üstündeki lanet nedeniyle kimse ona inanmamaktadır. Sayfalar ilerledikçe taraflar birbirine daha da yükseliyor.

Pinker ve Ridley, Botton ve Gladwell’e Karşı

Pozitif bilimci savunma tarafı, ortalama insan ömrünün son elli yıldır günde beş saat uzadığını, bir insanın başına gelebilecek en büyük acı olan çocuk ölümlerinin ise aynı zaman diliminde üçte iki azaldığını kaydediyor. Beşeri bilimci muhalif taraf ise; akıl hakim diye aptallığın ortadan kalkmadığını, gayrisafi yurtiçi hasılayı artırmakla yoksulluğun ortadan kalkmadığını, yeterince şeye sahip olmadığı hissinin her gelir düzeyinde varlığını sürdürdüğünü, kötülüklerin ve şiddetin devam ettiğini, dünyayı yangın yerine çevirenlerin içimizdeki mükemmeliyetçilerin arasından çıktığını mimliyor.

Nüfus artışı, kıtlık, kanser, trafik, obezite, salgın hastalıklar, temel eğitim, refah seviyesi, savaşlar, ekonomiler, açlık, nükleer tehditler, siber manyaklar, asit yağmurları, kuş gribi, ozon tabakasındaki delik, erkeklerin sperm sayısındaki azalma, genişleyen çöller, tükenen petrol, yağmur ormanlarının ölümü, küresel ısınma, iklim değişikliği, karbon tüketimi gibi daha pek çok başlığı değerlendiriyor konuşmacılar. Ve biz bunu derbi tadında okuyoruz, müthiş.

Woody Allen bir keresinde şöyle demiş: “İnsanoğlu tarihte ilk kez bu kadar ciddi bir yol ayrımında. Bir yol umutsuzluk ve kedere gidiyor. Diğer yol soyumuzun tükenişine. Dua edelim de akıllı seçimi yapacak kadar aklımız olsun.”

“Gelecek Daha Güzel Günler mi Getirecek?” Domingo Yayınları’ndan çıktı.

Sevim Gözay – Özgürüz