İlişkilerin makine dairesinde neler oluyor?

when harry met sally

1989 tarihli romantik komedi klasiği When Harry Met Sally filminden bir sahne

Aşk üzerine söylenmemiş sözün kalmadığını düşündüğümüz günümüzde aşk üzerine yeni bir kitap yazmak, kuaför dolu bir caddeye yeni bir kuaför dükkânı açmak gibi bir şey, ilk bakışta. Rastlanması son derece kolay iyisini bulması ise bir o kadar zor şeydir kuaför. Aşk üzerine yeni ve işe yarar bir şeyler söylemek de öylesine zorlu bir iddia…

ask dersleri

Alain de Botton imzalı Aşk Dersleri’ni elime alınca bu düşüncelere kapıldım ilkin. Kitabın cazip ismi, neşeli ve romantik kapağıyla birleşince yüksek çekiciliğe sahip bir nesneye dönüşmüş. Çok satacağını tahmin etmek zor değil, peki ne anlatıyor Aşk Dersleri bize?

Romantik ilişkiler üzerine bilgiçlik taslamaya bayılmayanımız yoktur. Kendi söküğümüzü dikmekten her ne kadar acizsek, başkalarına ilişki koçluğu yapmaya da o kadar hevesliyizdir. “Kadınlar şöyledir, erkekler böyledir”, “şimdi şöyle yap, sonra böyle yap” diye atıp tutarız bol keseden. Gönüllü arkadaşlık terapisinin olmazsa olmazıdır bu gibi tavsiyeler. İşte Alain de Botton “bu işler öyle yapılmaz böyle yapılır”ın kitabını yazmış. İlişkilerin makine dairesine girip ikaz lambalarının hangi durumlarda yandığını ve o ikazların ne mânâlara geldiğini anlatıyor okuyucuya tane tane. Üstelik bunu özdeşleşmeye son derece müsait iki karakter üzerinden yapıyor.

Birbirlerine ilk görüşte âşık olan Kirsten ile Rabih çifti aracılığıyla bir ilişki serüveni anlatırken, aynalarla dolu bir tünele sokuyor adeta okuyucuyu: Romantizm, aşk, seks, evlilik, cicim ayları, didişmeler, somurtmalar, suçlamalar, korkular, çarpıtmalar, onu değiştirmeye çalışmalar, ebeveynlik, bağdaşmaz arzular, evrensel yasalar, aldatma, sırlar, bağlanma, olgunluk ve dahası.

Bir ilişkinin en başından başlayarak, ilerledikçe bir bir gelinen aşamaları ve her adımda düşülen en yaygın yanlışları, yetişkinliğe yeni adım atan birine anlatır gibi büyük bir özen ve sabırla anlatıyor. Ama ne anlatmak! Fosforlu kalemle satır satır çizmekten helâk ediyor.

Kendi adıma, başucu kitabı mertebesinde bulduğumu söyleyebilirim Aşk Dersler’ini. Bazen fazlaca teferruata dalıyor gibi görünse de, bir nevi dış ses yerine geçen italik bölümlere gelince görüyorsunuz ki o teferruatlar aslında sizin kendi ilişkinizdeki olası ayrıntıların iyi düşünülmüş birer örneği.

Romantik ilişki, mecmuadaki görüntüsüne bayılıp sipariş ettiğiniz ancak kutudan parçalar halinde çıkan bir İkea mobilyası ise, Alain de Botton işte o mobilyayı en doğru ve pratik biçimde kurmanın ve hayatınızın konforu haline getirmenin ustalıklarını öğretiyor.

Geçtiğimiz günlerde Sel Yayıncılık’tan çıkan Aşk Dersleri, Özge Çelik’in çevirisiyle raflarda.

Sevim Gözay – Posta Kitap (Şubat 2017)