Fransa, ‘maço’ kültüre karşı mücadele başlattı!

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ~ Getty Images

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ülkedeki ‘maço’ kültürüne son vermek adına erkeklerin kadınları takip edip telefonlarını istemeleri veya arkalarından ıslık çalmaları gibi tacizlerin yasaklanması için çalışma başlattı.

Seçim kampanyası sırasında toplum içindeki tacizle mücadele edeceğine dair söz veren 39 yaşındaki Macron, dediğini yapıyor.

Fransa’da Kadınlar ve Erkekler Arasında Eşitlikten Sorumlu Devlet Sekreteri Marlene Schiappa’nın, toplum içinde insanları taciz etmeyi yasa dışı kılacak bir kanun üzerinde çalıştığı belirtildi.

Daily Mail’in aktardığına göre bu, insanların arkasından ‘ıslak çalmanın’ yasaklanması anlamına gelebilecek.

Komitede yer alan 5 vekilin ne tür cezalar uygulanacağı belirlenmeden önce sokak tacizinin hukuki tanımı üzerinde çalışacağı belirtildi.

“Erkekler, ‘Fransız sevgili’ gibi davrandığını düşünüyor”

Guardian’a konuşan Schiappa, sokakta yaşanan cinsel tacizlerin Fransa’da ‘büyük bir fenomen’ olduğunu dile getirdi.

Schiappa, “Bir erkek bir kadının arkasından yürüyüp konuştuğunda kadın bir şey yapamıyor çünkü yalnız. Yardım istemek için de bağırmıyor çünkü ‘O kadar da kötü değil, yürüyüp kaçacağım’ diye düşünüyor” dedi.

Öte yandan Schiappa, “Erkekler bunun kabul edilebilir olduğunu düşünüyor: Sonuçta sadece ‘Fransız sevgili’ olmaktan başka bir şey yapmıyorlar” dedi.

“Onlar ‘eğlencemize bakıyoruz’ diyor, biz ise ‘hayır’ diyoruz”

Kadınların çok sık ‘sarkıntılığa’ maruz kaldığını belirten Schiappa, toplu taşıma araçlarına binecekleri zaman da kıyafetlerini buna göre seçmek zorunda kaldıklarını söyledi.

Schiappa sözlerini şöyle noktaladı: “Şu an birçok erkek şunu söylüyor: O kadar büyütülecek bir şey değil, sadece eğlencemize bakıyoruz. Biz de diyoruz ki: Hayır.” (Cnn Türk)

DARISI ACİLEN BAŞIMIZA!.. 

Bu haberin dilini iyi anlamak lazım her şeyden önce, ne diyor:

“Toplum içinde insanları taciz etmek”

Seçilen sözcüklerdeki sadeliğe ve özene bakar mısınız? Mesele bu işte. Devlet ele aldığı konu hakkında dürüst olduğunda, konuyu sulandırmadan, kimseyi incitmeden, ciddiyetle ele aldığında olayların özü bu kadar basit: Toplum içinde insanları taciz etmek…

Hedef kadın da olsa doğru ve tarafsız tanım bu çünkü kadın da her şeyden önce insan. Dolayısıyla toplum içinde erkeğin sahip olduğu tüm haklara ve özgürlüklere eşit derecede sahip. “Bacılarımız”, “kadınlarımız”, “kızlarımız” vb. lüzumsuz sahiplenmelere ihtiyacı yok kadınların. Tek ihtiyacımız, insan olarak yasal haklarımızın korunması, güvence altında olması ve hiçbir bahaneye sığınmaksızın saygı duyulması.

“Şortlu kadına tekme”, “Yaşam tarzına saldırı” vb. başlıklarla gündeme gelen ve medyada büyük yer bulan vahşi saldırıların niçin kalıcı bir çözüme ulaşmadığını da açıklıyor esasen bu tutum farkı.

Vatandaşlık hakları konusunda hem devlet, hem medya, hem toplum olarak alacağımız çok yol var. (Ne ironiktir ki, geçtiğimiz yıllarda olduğundan daha çok yol var bugün önümüzde!)

Ne olursa olsun, duygulara hitap ederek insanları galeyana getirici ve kutuplaştırıcı manşetlerin ve ifadelerin kimseye faydası yok. Sosyal medyayı köpürtmede çok işe yarayan (!) bu tavırlar, meselenin özünü ıskalamaya ve çözümden uzaklaşmaya hizmet ediyor günün sonunda.

Teşhisi doğru yapmalı, talebimizi net koymalıyız o nedenle.

Talebimiz; toplum içinde insanların taciz edilmemesi. Hele ki fiziksel şiddete asla ve asla geçit verilmemesi. Devlet bu güvenceyi her vatandaşına borçludur. Aksi veya istisnası kabul edilemez.