Azınlığa övgü

radio girl on the beach

Klasik müzik ve caz ağırlıklı yayın yapan TRT 3 radyosunun kısıtlanma gerekçesi hakkında konuşan Bülent Arınç dedi ki: “Nüfusun yüzde 96.2’si caz, yüzde 92.3’ü klasik, yüzde 82.2’si ise yabancı rock müzik dinlemiyor. Radyo 3 en az tercih edilen müzik türlerinde yayın yapması nedeniyle en az dinlenen radyo.”

Tek kelimeyle fiyasko bir açıklama, sayın kalabalıklar ortasında yalnız kalan!

Bülent Arınç, siyaset (oy) oranlarıyla düşünmeye alışkın olduğundan ‘çok’u kıymetli, ‘az’ı kıymetsiz buluyor olabilir. Ancak söz konusu siyaset değil de kültür sanat olduğunda, ‘en az’ demek “en önemli, en seçkin, en değerli” demek olabiliyor aynı zamanda. En az dinlenen müzik türlerinde yayın yapan radyo da, ‘çok önemli radyo’ demektir bu yüzden. El üstünde tutulmalıdır o radyo!

‘Az dinlenir olmak’… Azınlığın zevkine, tercihlerine uygun yayın yapmak… Yayıncılığın ‘kutsal’ yanıdır bu, sayın bu işlere kafa yoran: Çoğunluğun alkışlarından, ilgi alakasından uzakta, seninle aynı şeylere inan bir avuç istisnai insana seslenmek, ulaşmak… Onların nitelikli sevgisine, saygısına mazhar olmak. Benim diyen yayıncının erişemeyeceği müthiş bir değerdir bu.

“Nicelik değil, nitelik” denir, hiç mi duymadınız hiç mi anlamadınız ne ifade ettiğini?

Çoğunluğun yani ‘vasatın’ rağbet ettiği şeyler; sahici zekadan ve derinlikten uzaktır. Alınmaca yok, kurallar böyle. “Sanat sanat için mi, toplum için mi?” diye sordular bu yüzden zamanında. Halka inen sanat ‘sanat’ olmaya devam eder mi kaygısı, sanatçının temel açmazlarından biridir hala da prensip olarak.

Para eden her şeyi ‘iyi’ bellemeye dünden hazır materyalist ve de popülistler aldanmasın ve de kendini aldatmasın o yüzden. Her şeyin iyisi, değerlisi azdır ve zor elde edilir. Çok değerlidir ve gözünden bile sakınmak gereklidir. Hayattaki her şeyle ölçebilirsiniz bunun doğruluğunu. Aşık olduğunuz insanlarla mesela! Nedir sahiden insanı her gördüğüne aşık olmaktan alıkoyan? Neden seçip ayırıyoruz, ince eleyip sık dokuyoruz o kadar? Hı?

Değerler ve kültür hayatı söz konusu olduğunda ise, şu kadarcığını söyleyeyim ki; çoğunluğun dediğine uyulsaydı eğer hiçbir ilerici devrim yapılamazdı ne dünyada, ne Türkiye’de. Gerçeğin peşindeysen eğer, çoğunluğun değil azınlığın tarafına bakacaksın. Ya dışındasındır çemberin ya da… dışında kalmak zorundasın, sayın muhalif. Lamı cimi yok. Bilmiyorum anlatabildim mi? Az rastlanır güzellikte bir hafta sonu diliyorum sayın her şeyin en güzelini hak eden.

Sevim Gözay (26 Kasım 2011) – Akşam