Ayakkabıdan hayal fabrikasına…

Beykoz Kundura’nın kömürlü sinema makinası, 1925

Beykoz Kundura’da Restore Film Günleri devam ediyor.  5-13 Ağustos tarihleri arasında, restore edilmiş sinema klasiklerini, açık havada boğaza karşı, canlı müzik eşiliğinde sinemaseverlerle buluşturan etkinlik coşku içinde sürüyor.

Ayakkabıdan hayal fabrikasına: Beykoz Kundura

1810 yılında tabakhane olarak kurulan ve İstanbul’un en eski fabrikalarından biri olan Beykoz Deri ve Kundura Fabrikası, 1933 yılında Sümerbank’a devredilmiş ve deri ayakkabı imalatında ekol olagelmişti. Üç bin kişilik çalışan nüfusu ve gelişkin sosyal olanaklarıyla adeta bir kasaba olan Beykoz Kundura Fabrikası milenyumun eşiğinde kapanıp kaderine terk edilmişti. 2004 yılında özelleşerek Yıldırım Holding tarafından satın alınan ve restorasyon sürecine giren fabrika film sektörüne hizmet vermeye başladı.

Yaratıcı sektörlerin büyük ilgisi ve ilhamıyla tozlarından yeniden doğup bir hayal fabrikasına dönüşen Beykoz Kundura yıllardır ünlü dizilere, kliplere ve sinema filmlerine plato olarak ev sahipliği yaparken bir yandan da “müze” ve “sözlü tarih” çalışmaları yürütüyor.

Bu yıl birincisine imza attığı geleneksel “Restore Film Günleri” ile kentin kültür sanat yaşamına da yepyeni bir deneyim sundu…

5-13 Ağustos “Restore Film Günleri”

Geçtiğimiz günlerde Medyascope Tv’de Popüler programına konuk olan Buse Yıldırım ve Saadet Özen “Restore Film Günleri” performansını ve Beykoz Kundura’nın öyküsünü Sevim Gözay’a anlattı.

Beykoz Kundura hafıza küratörü Saadet Özen’in değindiği başlıklardan bazıları:

  • “Kimliği devam ettireceksek eskiden ne olduğunu bilmek durumundayız; eski işçilerle konuşurken burada iki tane sinema olduğunu öğrendik, biri yazlık biri kışlık. Restore edilen binalardan birisi kalıcı bir sinemaya dönüşüyor şimdi.”
  • “Spartaküs, Ben-Hur, Truvalı Helen gibi filmleri burada izlediğini hatırlıyor konuştuğumuz işçiler.”
  • “İstanbul’da yazın açıkhava sineması kadar mantıklı bir şey yok. Şimdilerde boş alan kalmadığı için ortadan kalkıyor, ama bizim burada bir alanımız var, hala olabiliyorsa niye olmasın? Olmalıydı, oldu.”
  • “Arşivlerin üzerimize boca edildiği bir zamandayız bugün. Dolayısıyla her şeyi ama her şeyi yeni baştan düşünmek de zorundayız.”

Beykoz Kundura proje yöneticisi Buse Yıldırım’ın değindiği bazı başlıklar ise şöyle:

  • “Ayakkabıdan hikaye, film fabrikasına… biz hala üretimin içindeyiz. Değişen şeyler malzeme ve insanlar, ve zaman tabii, dönem değişiyor.”
  • “Beykoz Kundura’nın hayal fabrikasına dönüşümü çok romantik bir başlangıçla oldu.”
  • “Arşiv ve hafızayı çok önemsiyoruz, geçmişteki hikayeler üzerine doğru bir kimlik inşa edebiliriz ancak.”
  • “Beykoz’un ışığı da çok güzeldir, Restore Film Günlerine gelen herkese tavsiyemiz: günbatımını kaçırmasınlar…”

Buse Yıldırım ve Saadet Özen’in konuk olduğu Popüler’in tamamını aşağıda izleyebilirsiniz.