14 Şubat’tan sağ çıkmanın püf noktaları

Daha önce hiiiç okumadığınız türden klişesavar bir Sevililer Günü yazısına hazırsanız, başladık: Günlük hayatta hemen her sorunu gideren bir ‘püf noktası’ mevcutken romantik ilişkilerde hemen hepimiz, söküğünü dikemeyen birer terziyizdir. Hele de özel günlerin yurtta ve dünyada yol açtığı performans anksiyetesi göz önüne alındığında, 14 Şubat ertesine sağ salim erişmek neredeyse imkânsız. O nedenle konuyu bir sosyal sorumluluk bilinciyle ele aldım ve işe yarayacağını umduğum kimi ipuçlarını derledim. Buyursunlar:
  • Aşk, her yaştan insanın sevdiği nefis tatlardandır. Fakat bazı püf noktaları vardır ki lezzetine lezzet katabilirsiniz. Örneğin; duyguları coşturmadan bir gün önce ılık suda bekletmeniz gerekir.
    Ayrıca aşkın hazmı zor olduğundan, içine ara ara az miktarda şeker atarsanız ortamın gazını almaya yardımcı olacaktır.
  • Nemli bir bezi karbonata yatırın ve pamuk kalbinizin üzerindeki lekeleri bu bezle saat yönünde ovun. Bu sayede kalbiniz hem yaz güneşi gibi parlayacak hem de geçmişin istenmeyen izlerinden arınacaktır.
  • Süt kaynattığınız kabın içine ters çevrilmiş fincan koyarsanız, fallarınızda çıkan ‘kısmet’ Sevgililer Günü’nde muhakkak kapınızı çalacaktır. Çalsa ne olur, çalmasa ne olur demeyin, deneyin…
  • Kalbinizi dolu ve olduğundan daha mutlu göstermek için, iri taşlı ve hacimli kolyeler yerine göğüs kısmına doğru uzanan ince zincirleri ve küçük taşlı kolyeleri tercih etmelisiniz. Bu küçük hile, kalbinizi dolu ve dekoltenizi daha zarif gösterecektir.
  • Yolunu gözlediğiniz ‘hayırsız’ yüzünden duygularınızın küflenmesinden endişe ediyorsanız, kalbinizin en altına kağıt havlu koyun. Kağıt havlu, göz yaşlarının yol açtığı aşırı nemi çekeceği için rutubeti ve küflenmeyi engelleyecektir.
  • Sevgililer Günü’nde ilan-ı aşk etmeye karar verdiyseniz, sözcüklerinizin daha lezzetli algılanması ve karşı konulmaz kokması için içine bir miktar hindistan cevizi ve portakal kabuğu rendesi ekleyebilirsiniz.
  • Hediye krizi ve umursamazlık nedeniyle sevgilinizi haşlayacaksanız, haşlama suyuna bir kaşık margarin ve bir iki damla sirke koymalısınız. Böylece hem daha çabuk haşlanacak hem de vitaminini kaybetmeyecektir.
  • Kaçıncı 14 Şubat’ınız olduğunu hatırlamayacak kadar uzun süredir beraberseniz, duygularınızın tazeliğini korumak için hatıralarınızı güzelce ayıkladıktan sonra gazete kağıdına sararak saklayabilirsiniz. Sararmadan uzun süre dayandıklarını göreceksiniz!
  • Sevgililer Günü arifesi kavgalarına ve ani laf sokmalara karşı basit ama tesirli bir çözüm arıyorsanız, kesme şekeri hafif ıslattıktan sonra acıyan yerin üzerine bastırınız. Hem yaranın zehrini almış hem de kaşınmayı önlemiş olursunuz.
  • Aşk acısı, özellikle 14 Şubat günü en çok dert yanılan sorunlardan biridir. İnatçı aşk acılarına hemen müdahale edilmezse unutulması çok zor hatta imkânsızdır. Ve aradan yıllar geçse bile iz bırakma ihtimali vardır. Olur olmaz müdahaleler fayda yerine zarar vereceğinden, gerektiği kadar ekmek içini aşk acısının üzerine iyice bastırmalı ve sonrasında fazla bekletmeden gülümsemelisiniz.
  • Hepimizin en büyük hayallerinden biri, pürüzsüz bir aşka sahip olmaktır. Asında evinizde hemen her zaman bulunan yumurta, bal ve yoğurtla harika bir koruyucu maske yapabilirsiniz. iki haftada bir uygulayabileceğiniz bu maske ile pürüzsüz, bebeksi bir aşka sahip olacaksınız.
  • Yukarıdakilerden hiçbiri işe yaramazsa; 14 Şubat geçene kadar çömelip sessizce beklemekten başka çare yok. Eğer çömelmek yerine koşarak kaçmaya çalışırsanız mutlaka peşinize düşecek ve kolu bacağı feci şekilde kapacaktır. Aman diyim! Sakin…

Sevim Gözay – Journo